“Bu Grev, Başka Grev…” – Zeynep Koru

14 Haziran Feminist Grevi’nin Heyecan Dalgası Bize Kadar Ulaşmış Durumda

Mart ayı içerisinde gerçekleşen İsviçre Sendikal Birliği Kadın Kongresi sırasında deklare edilen 14 Haziran Feminist Grevi’ne az bir zaman kaldı. Şimdiden grevin etkisi çığ gibi her yeri sarıyor. Bütün kadınlara değmeyi ve örgütleme sürecine katmayı hedefleyen çalışmalar, bizlere kadar ulaşmış durumda. Siyasi mülteci konumunda olan arkadaşlarımızdan duyduklarımız, oradaki etkinliklere katılan kurumlarımızın aktardıkları sayesinde çok ama çok heyecanlı ve bir o kadar da önemli bir dönemden geçildiğine tanıklık ediyoruz.

Dünyada yaşanan feminist grev dalgasının İsviçre’deki 14 Haziran greviyle daha da büyüdüğünü, kadın mücadelesini ileriye sıçratacak dinamikleri taşıdığını fark ediyoruz.

Karşı Mahalle’de çıkan önceki birkaç yazıda da grevle ilgili bilgiler sunulmuştu. Burada daha çok grev hazırlık sürecinde yaşanan gelişmeleri aktarmak istiyorum.

Statükolar Bir Kez Daha İsviçreli Kadınlar Tarafından Sarsıntıya Uğratılıyor

Biz biliyoruz ki bu grev, başka grev. Kadınlar biliyor, anlıyor, tüm hücrelerine kadar benimsiyor, anlamlandırıyor bu grevi. Ama sistemin, işverenlerin, sendikaların, erkeklerin ezberleri bozuluyor, bilinçleri çarpılıyor.

Şimdiye kadar cinsiyetçi düzenin kuralları içinde süre gelen tanımlı ve yasal statüye bağlanmış grevden başka bir grev bu. Sadece çalışma yaşamında iş bırakılmayacak, evde, okulda, çarşıda, pazarda kadınlar hayatı durduracak. Kadınlar evde işleri yapmazlarsa, eğitim ve bakım hizmeti vermezlerse, toplumun ve ekonominin çöktüğünü gösterecekler. Kadınlar, sistemin, işverenlerin, klasik sendikal kurumların grev anlayışıyla ve onların çok güvendikleri “demokratik” düzenlerinin yasalarıyla da mücadele ediyorlar. İşverenler, bazı sendikacılar ve avukatlar “grevin yasalara uymadığı” yönünde yaptıkları tartışmalarla grevin etkisini kırma çabası içerisine girmiş durumdalar. Kadınlar ise yasadışı olanın ücret eşitsizliği, hamile kadınların işten çıkarılması ve cinsel taciz olduğunu savunuyor; grevlerinin haklılığının savaşını veriyorlar. Batı Avrupa demokrasisinin kalıplarını kırıyor; burjuva ve cinsiyetçi hukuk sisteminin ikiyüzlülüğünü ortaya seriyorlar.

Grev Hazırlıklarından Notlar

Ülkede aylar öncesinden bir araya gelinmeye, tartışılmaya, kararlar alınmaya başlandı. Her işten, her maaştan veya işsiz her kadını ve LGBTİ+’yı kapsayacak bir biçimde örgütlenme çalışmaları yapıldı. Grevin yapılacağı belli başlı alanlar da yani ücretli işler, ev işleri, bakım işleri, eğitim, tüketim alanlarında stratejiler belirlendi. Geçmiş deneyimler tartışıldı, grevin başarılı olması için yol ve yöntemler masaya yatırıldı. Nasıl güçleniriz, örgütlü oluruz, tüm kadınları katabiliriz üzerine çok boyutlu, çok çeşitli çalışmalar yapıldı.

  • Eğitim alanında liselerde ve üniversitelerde öğrenci kadınlar bir araya geliyor, kendi alanlarında hayatı nasıl durdururuz üzerine toplantılar yapıyorlar. Bir eğitim kurumunda kulağımıza geldiği kadarıyla genç kadınlar hiç de “uslu” davranmayacaklar; ehlileştirilmeyecek şekilde davranacaklar. Radikallikten gelen gücü kullanarak sonuç alıcı değişimler yaratmak için çabalayacaklar.
  • Akademisyen kadınlar, medya kuruluşunda çalışan kadınlar kendi çalışma yaşamlarındaki cinsiyetçilik üzerine bildirge yayınlıyor, grevi güçlendireceklerini ifade ediyorlar.
  • Tarım alanında çalışan kadınlar, çiftçilik yapan kadınlar, grev sırasında meydanda oturma eylemi yapma kararı aldı.
  • Çeşitli fabrikalarda çalışan kadınlar, mor pankartlarını iş yerlerinin bacasından sallandırmaya başladılar.
  • Futbol karşılaşmalarındaki cinsiyetçilik gündem haline getiriliyor; küfürler, cinsiyetçi söylemler eleştiriliyor.
  • Erkek egemen yapısı ve cinsel tacizden ötürü kiliseler de hedef tahtasına oturtuluyor; rahibeler de buradan grevi gündem haline getiriyorlar. Kilise önlerinde eylem yapıyor, pankart asıyorlar.
  • Bütün meslek guruplarına yönelik kadınlar kamuoyuna açıklamalarda bulunarak kendilerine özgü sorunlarını dile getiriyor ve taleplerini sıralıyorlar. Yazılar yazılıyor, broşürler hazırlanıyor.
  • Medyada görünür olmak için pek çok haber ve röportaj yapılıyor.
  • Ekoloji konusu da bu süreç içerisinde işleniyor, iklim bozulmasına karşı eylemler yapılıyor.
  • Mahallelerde, semtlerde örgütleniyor kadınlar, ev işlerinin ve bakım hizmetlerinin yapılmaması için.  Bütün kadınlara ulaşmak ve onları mücadeleye katmak ana hedef.
  • Kadınların bu dönemde örgütlü ve politik hareket etme gücü giderek artıyor. En son, iltica etmek isteyen BASK’lı bir kadının hükümet tarafından iade edilmek istenmesine karşı bir araya gelindi ve etkili eylemler yapma kararı alındı.
  • Mayıs ayı başında Cenevre Unia Sendikası, farklı ülkelerdeki sendikacı kadınları,  grev hazırlıkları kapsamında bir araya getirdi. Brezilya Öğretmen Sendikası, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Katalonya’dan feminist ve antikapitalist temsilciler katılarak ülkelerindeki grev deneyimlerini paylaştı.
  • Orada bulunan göçmen, mülteci, sığınmacı konumunda bulunan kadınlar da aktif ve örgütlü bir şekilde yer alıyor grev sürecinde. İsviçre Alevi Kadınlar Birliği “her zaman, her yerde eşitlik adalet” çağrısı ile grev çalışması yürütüyor. Kürt kadınları, Türkiyeli devrimci yapılardan kadınlar, yine bu sürecin aktif özneleri konumunda.

İsviçre’de kadınlar, cinsiyetçiliğe, eşitsizliğe, şiddete karşı ve eşit işe eşit ücret talebiyle yapacakları grev için her alanda, her yerde bir araya geliyor ve örgütleniyorlar.

Yazarın Diğer Yazıları