Türkçesiz Türkçülük ya da dilsiz milliyetçilik

Serdar Köşkeroğlu yazdı: Tahsin Yücel’in titizliğini anlıyor ve bu doğrultuda özellikle de Türkçülük ve milliyetçilik yaptığını öne süren siyasetçilerin dillerine yazılarına bakıyoruz.

Tahsin Yücel’in 30 Mayıs 1995’te Cumhuriyet Gazetesi’nde “Dil ve Kimlik” isimli bir yazısı yayınlamdı. Tahsin hoca bu yazının başında Romalı öykücü Caius Albucius Sius ile ilgili anlatılan bir durumu dile getirir. Pascal Quignard’a göre Albucius, meşhur Romalı İmparator Augustus’tan tiksinirmiş, fakat bunun nedeni Augustus’un acımasız biri olmasından ötürü değil, onun Yunanca konuşuyor olmasıymış. Tahsin Yücel, yazının devamında, bu iki özelliğin ayrılması durumunda insanların hangi yöneticiye daha çok sinirleneceğini sorar: Acımasız bir yöneticiye mi yoksa yabancı bir dil tercih eden yöneticiye mi? Muhtemelen çoğu insan, acımasız bir yöneticiye daha çok sinirlenecektir ve yabancı dil tercih eden yöneticiyi, acımasız yöneticiye yeğleyecektir. Fakat tahmin edileceği üzere Tahsin Yücel, Albucius ile aynı tutumda olacağını söyler. Elbette bu, Tahsin hocanın acımasız bir yöneticiyi hor görmeyeceği, onun karşısında olmayacağı anlamına gelmez. Yücel bu tercihiyle, dilin toplumun tümüne etki etme gücü olduğuna işaret etmek ister:

“Ne var ki, yurttaşlarını ezen yönetici bedenlerinde yaralar onları, edimlerinde, devinimlerinde sınırlar. Dilimizi horgörerek bir başka dil konuşan yöneticiyse, bir bölümümüzü değil, hepimizi birden, hem de bedenimizde değil, tinimizde, benliğimizde, kimliğimizde yaralar; bizi en derin insan niteliğimizde yadsır.”[1]

Tahsin Yücel’in dil ile kurduğu ilişki kimimize ulusalca, kimimize felsefi bir tercih, kimimize bayağı, kimimize anlaşılır gözükebilir. Bunların hepsinde haklılık payları da yok değildir. Fakat burada başka bir durumdan söz etmek, Tahsin Yücel’in titizliğini anlamak ve bu doğrultuda günümüzün siyasetçilerine bakmak daha verimli olabilir. Özellikle de Türkçülük ve milliyetçilik yaptığını öne süren siyasetçilerin dillerine, yazılarına bakacağız.

Tahsin Yücel’in tutumu, bir siyasetçinin ana dili yerine başka bir dili tercih etmesiyle, örneğin Türkiye’de Osmanlıca sözcüklerin kullanılmasıyla ilgiliyken bizim tutumumuz ise doğrudan Türkçe konuşamamak, yazamamak ile ilgili olacak.

Üç ayrı milliyetçi partiden üç ayrı kişinin X (Twitter) hesaplarındaki paylaşımlara bakacağız. Öncelikle Alparslan Türkeş’in kızı, İyi Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş’ın 26 Eylül Türk Dil Bayramı’ndaki (böyle bir bayram olduğunu ilk kez Ayyüce Türkeş’ten duydum) paylaşımına [2] bakalım:

“Herzamankinden daha fazla sahip çıkmamız gereken “TÜRKÇE”mizin bayramı kutlu olsun…”[3]

“Her zaman” ifadesi ne zamandan beri birleşik yazılıyor? Ayrıca “Türkçe“yi büyük harflerle yazma arzusu ne anlama geliyor? İlkinin cevabı belli, ikinci sorunun cevabını ise okurların takdirine bırakıyorum. Hoş bir tesadüf daha: “Dil Bayramı”nı kutladığı paylaşımdan bir önceki paylaşımda da -ki ekini yanlış yazıyor:

“Bugün ki komisyon toplantısında yine ısrarla dile getirdiler…”[4]

İkinci olarak, son günlerde gündemden düşmeyen MHP İstanbul Milletvekili Feti Yıldız’ın 30 Nisan’daki bir paylaşımına bakalım:

“1 Mayıs 1977’de Taksimde meydana gelen olaylar sol içi bir çatışma fraksiyonların hesaplaşmadır.”[5]

Bu cümleyi anlayan var mı? Cümle o kadar bozuk ki insanın gözüne en son takılan şey “Taksimde” ifadesindeki -de ekinin yanlış yazılması oluyor.

Son olarak gençlerin ve “Cımhuriyet” tarihinin büyük “hoca”larından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın bir X paylaşımına bakalım:

“(…) Yangınları söndürürken 1 şehit verilmiş, 1 kişide entübe edilmiş. Bakan Yumaklı, Yangınlar ile Cımhuriyet tarihinin en büyük filosu ile mücadele edildiğini ifade etti. (…)”[6]

Gördüğümüz gibi burada da yazım yanlışları ve anlamsız ifadeler iç içe geçmiş durumda. “İle”ler serpiştirilmiş, -de eki ilkesel bir milliyetçi tutum olarak yine yanlış yazılmış…

Bahsi geçen insanların eğitim seviyelerine de vurgu yapalım: Ayyüce Türkeş Taş doktora yapmış biri, Feti Yıldız avukat, Ümit Özdağ ise profesör. Profesör olan, yetmemiş; bir partinin genel başkanı olan biri yazım yanlışı yapıyor… Ayrıca siyasetçilerin çoğunun danışmanları olduğunu biliyoruz, onlar birçok metni düzenliyorlar. Danışmanlar olmasa daha neler görürdük kim bilir?[7]

Kendi dillerine sahip çıkma becerisine dahi sahip olmayan insanlarla karşı karşıyayız. Bu insanlar kendilerine “milliyetçi” diyorlar; çoğunlukla milleti, nadiren halkı (halk sözcüğünü kullanmayı pek sevmezler) gözettiklerini öne sürüyorlar. Şu durumda iki meşru soru akla geliyor: Bir ulusu ulus yapan en temel özelliklerden biri o ulusun ortak dili değil midir? Milliyetçiliğini yaptığı ulusun dilini, aynı zamanda kendi ana dilini konuşmaktan, yazmaktan aciz bir insanın tutunacak milliyetçi bir değeri kalmış mıdır?

Kendi kavram setimizle konuşacak olursak bugün faşistlerle herhangi bir tartışma yürütmekten çok uzağız. Ne Tahsin hocanın dikkat çektiği gibi Osmanlıca sözcüklerin siyasetçiler tarafından kullanılmasıyla ilgili bir tartışma (çünkü Osmanlıca sözcüklerin siyasetçilerin dillerinde tespit edilmesi bulunduğumuz durumda birincil önemde olmaktan çok uzakta) ne de faşistlerle ideolojik bir tartışma yürütmek şu an mümkün görünüyor.

Ne Tahsin hocanın dikkat çektiği gibi Osmanlıca sözcüklerin siyasetçiler tarafından kullanılması, (çünkü Osmanlıca sözcüklerin siyasetçilerin dillerinde tespit edilmesi bulunduğumuz durumda birincil önemde olmaktan çok uzakta) ne de faşistlerle bir ideolojik tartışma yürütmek şu an mümkün görünüyor. Belki de Rahmetli Tahsin Yücel’in sık sık yinelediği gibi tüm bunları “söylemek bile fazla”.


[1] Tahsin Yücel, Alıntılar (İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi, 2019),  160.

[2] Bu paylaşımları seçerken bazı hususlara dikkat ettim. Ayyüce Türkeş Taş’ın Türk Dil Bayramı’nda yazım yanlışı yapması gibi ironik ve anlamlı bazı hususları öne çıkartmak istedim. Ne yazık ki seçtiğim paylaşımlar dışında da üç siyasetçinin başka pek çok yazım yanlışı bulunabilir, şöyle rastgele X hesaplarına bakınmak yeterli olacaktır.

[3] https://x.com/ayyuceturkestas/status/1971480440260395280

[4] https://x.com/ayyuceturkestas/status/1971246742403211299

[5] https://x.com/YildizFeti/status/1917641434380849468

[6] https://x.com/umitozdag/status/1940855183195455570

[7] Şunu da söylemeden geçmeyelim: Günümüzde yapay zekâya bir metin yükleyerek bir dakikadan kısa bir sürede o metindeki yazım hatalarını düzeltme imkânı var. Bu kolaylığa rağmen durum böyle.