Yeni güç dengelerine doğru
Savaş kritik bir dönüm noktasında… Hamas, Hizbullah ve Suriye’nin yıkımından sonra ABD, İran’a en fazla bir hafta ömür biçmişti. Ancak şu anda Trump’ın sinirleri iyice bozulmuş görünüyor.

Savaşın beşinci haftasına girildi. Yine Trump’ın tehdidinin sonucu bekleniyor. Körfez açılmadığı takdirde İran’a cehennemi yaşatacağını söyleyen Trump oldukça önemli sıkıntılar yaşıyor.
Bir kara harekâtı için hâlâ sevkiyat devam ediyor. Çıkarma birliklerinin nisan ortasına kadar ancak bölgeye varacağı söyleniyor. Ancak hâlâ kara harekâtı kesin değil; üstelik bu konuda orduda önemli bir direnç olduğu ortaya çıktı. Trump yönetimi 10 kadar generali görevden aldı. Orduda kara harekâtına karşı kesin bir itiraz olduğu anlaşılıyor. Trump bir anlamda “dereyi geçerken at değiştiriyor.”
Öte yandan Trump, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi de görevden aldı. Nedeni Epstein dosyalarını Trump’ın istediği gibi sonuçlandırmamasıdır. Bir yandan kendi kurmaylarıyla çatışan öte yandan ahlaki çöküşünü örtmeye çalışan Trump her bakımdam sıkışmış görünüyor. “İran’da yönetimi değiştirdik” diyerek akıl almaz yalanlar üreten Trump, ayağının altındaki zeminin kaymakta olduğu hissediyor. Belki de kendi yönetimi bir değişimin eşiğindedir.
Savaşın bölgedeki durumu Körfez’de ayrışmaya yol açtı. Katar ve Umman savaşa karşı pozisyona geçtiler. BAE ve Sudiler ise ABD çılgınlığının ardından sürükleniyorlar.
İsrail kendisini dev aynasında gören açıklamalarına rağmen toplum ve ordu olarak yorulmuştur. Bir zafer coşkusu değil; orduda bir yorulma, toplumda ise İsrail’den kaçış yaşanıyor. Yok ettiğini iddia ettiği Hamas ve Hizbullah’ın “bu kadar çabuk nasıl toparlandığı” tartışılıyor. Birkaç günde Hizbullah’ın 40 İsrail tankını imha etmesi şok etkisi yaratmış görünüyor. Yunanistan, İsrail’le girdiği işbirliğinden son günlerde fazlasıyla tedirgindir.
ABD, Kongre’den 1.5 trilyonluk yeni bir savaş bütçesi istedi. Venezuela sarhoşluğu Trump’ı fazlasıyla yanıltmıştır. Birkaç haftada İran’ı teslim alacağını umarak savaşa giren ABD, şimdi savaşın en kritik noktasındadır.
İran büyük bir yıkıma uğramıştır. Son sivil hedeflerin ABD tarafından vurulmasıyla savaşın gidişi kestirilemez bir bataklığa doğru yol aldığını gösteriyor. Trump sırada “köprü ve enerji santrallarının” olduğunu histerik bir şekilde tekrarlayıp duruyor.
Son bilgilere göre ABD ve İsrail füze stoklarının “en dip noktasındadır.” İran’ın ise füze stoklarının üçte birini kullandığı söyleniyor.
Savaşın bugünkü bir diğer önemli sonucu NATO’nun ölümüdür. Elbette Trump’ın söylediklerinin birbirini tutmaması NATO konusunda henüz son noktaya gelinmediğinin haklı olarak düşünülmesine neden olabilir. Zaten bu konuda Kongre bir karar alarak Trump’ın yolunu kesmek için bir tedbir almıştı. Ancak sorun burada değildir. NATO, güç kaybeden ve artık dünyanın yükünü taşımakta zorlanan ABD için işe yaramaz bir ağırlıktır. İran savaşı bu gerçekliği çok daha göze batar hâle getirmiştir. Ancak ABD’nin NATO’dan ayrılması dünya güç dengeleri için sarsıcı bir depreme yol açabilir.
Savaş kritik bir dönüm noktasında… ABD ve İsrail, İran’a diz çöktürmeyi umuyor; İran ise direnişini sürdüreceğini söylüyor. Savaşta İran’ın direnci bütün beklentilerin ötesine geçti. Hamas, Hizbullah ve Suriye’nin yıkımından sonra ABD, İran’a en fazla bir hafta ömür biçmişti. Bütün direniş ekseni ezilecek, bölgenin tüm enerji kaynaklarına el konulacak, sonra sıradaki hedeflere bakılacaktı. Trump’ın büyük bir iştahla Küba’yı sık sık dile getirmesi dünya halkları için sinir bozucuydu. Ancak şu anda Trump’ın sinirleri iyice bozulmuş görünüyor.
Dünyada Trump haydutluğu ile farklı bir döneme geçilmekte olduğu yeterince açıktı. Önünde bir engel tanımadan en vahşi adımları atmayı göze almış olan Trump beklemediği bir engelle karşılaştı.
Dünyanın artık uzatmalı iki savaşı vardır. Birisi Ukrayna-Rusya savaşıdır. Rusya’yı yıpratmak için Avrupa büyük bir gayretle bu savaşın uzaması için uğraşıyor. Dördüncü yılını buldu. İran savaşında da benzer bir uzatmalı savaş ortaya çıkabilir. Rusya ve Çin savaşa kendi yöntemleriyle İran’ın yanında katılmaktadır. Rusya ve Çin’in toplam 1800 yüksek teknikli füzeyi İran’a ulaştırdığı söyleniyor. Dünyanın bu dengelerinde Rusya ve Çin, İran’ın dağılmasını istemez.
Yeni güç konumlanmaları yavaş yavaş ama çok sancılı ve acılı olarak şekilleniyor. Ukrayna savaşı Rusya’nın önünü kesmek için atılmış bir adımdı. Bir noktaya kadar işlev gördü. İran savaşı Trump ABD’sinin benzer bir şekilde yolunu kesebilir. Ancak Trump basamaklardan aşağıya doğru kaydıkça kestirilemez yollara sapabilir.
Duvarın yıkılmasından sonra kurulan “yeni dünya düzeni” 2000’li yılların ilk on yılında ömrünü tüketti. Bir yenisinin inşasının sancılı günlerindeyiz. Aslında ABD yeni yönetimi bir güç dengesi kurmak niyetinde değildir. Her şeyin sahibi olmak istiyor. Bu gerçeklikten dolayı yakın gelecek fazlasıyla sıcak akacak.