Kenan Budak’ın Anısına Saygıyla – Zeynep Koru

Kenan Budak’ı 2020’lerden doğru düşündüğümüzde, anısına saygıdan öte günümüz politik mücadelesini güçlendirecek değerinin ve mirasının yeniden kavranması önem taşıyor.

Puslu havalarda kurtuluşa ulaşma umudunu, bilgisini ve gayretini yaratabilmek için Kenan Budak’ı yeniden hatırlamak, mücadelesini yeniden keşfetmek şimdi daha da önem arz ediyor.  

Zorlu, sancılı, gerilimli günlerin yaşandığı kaotik bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Kapitalizmin çok boyutlu krizi derinleşiyor. Yoksullaşma, kitlesel işsizlik, salgınlar, ticaret savaşları, içe kapanma, ırkçılığın yükselişi… Faşist, baskıcı, totaliter rejimlerin insanlığın aklıyla alay eden uygulamalarına tanıklık ediyoruz. Eşitsizlik derinleşiyor, istikrarsızlık egemen oluyor, gerilimler ve çatışmalar hemen hemen her yerde yaşanıyor. Ekolojik yıkım, yeryüzünü felaketlerden felaketlere sürüklüyor. Korona salgınının yıllarca sürecek olumsuz etkileriyle, yıkıcı gücüyle karşı karşıyayız. Ölümcül etkisinin yanı sıra işsizliğin artmasına, büyük bir kesimin yoksullaşmasına, zengin-fakir arasındaki uçurumun derinleşmesine yol açıyor. Sömürü artıyor, çalışanlara yönelik hak gaspları normalleştiriliyor. Toplumsal kriz giderek katlanılamaz sonuçlar açığa çıkarıyor. Erkeklerin kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti daha da tırmanıyor; taciz, tecavüz neredeyse sıradanlaşıyor; yaşlılar ölüme terk edilebiliyor; gençler kendilerini var etme, var kılma mücadelesinde derin umutsuzluk ve belirsizlik yaşıyor.

Herkesin hayatı anlamlı kılacak bir eyleme sahip olacağı, bu yolda çalışacağı ve üreteceği, eşit, adil, özgür, doğayla uyumlu bir dünyanın kurulması kavgası içindeyiz. Bu kavgayı güçlendirmenin acil bir zorunluluk olduğu kritik tarihsel eşikteyiz.

Geleceği kazanma yolunda içinde bulunduğumuz kaotik/karmaşık/belirsiz durumdan çıkabilme gücümüzün en önemli kaynaklarından birisi de, geçmişten ve geleneğimizden devraldığımız bilgi ve değerler birikimidir. Geleceği kurmak için geleneğimize, geçmişimize ihtiyacımız vardır. Tarihsel bilincimiz, yeniyi kurmada bize yol gösterecektir.  

Kenan Budak’ı 2020’lerden doğru düşündüğümüzde, anısına saygıdan öte günümüz politik mücadelesini güçlendirecek değerinin ve mirasının yeniden kavranması önem taşıyor. Kenan Budak’ın mücadelesini idealize etmeye, mitleştirmeye, kutsallaştırmaya kaçmadan aktarabilmek, genç devrimciler için esin kaynağı olmasına hizmet edecektir.

Kritik dönemin içindeyken ezilenler, her zamankinden daha çok kolektif eylem ve etkinliğe geçme zorunluluğu ile yüz yüze. İşçilerin, emekçilerin, işsizlerin, kadınların, gençlerin örgütlü güç haline dönüşmesi ve kolektif bir mücadeleye girmesiyle geleceği kazanacağız. Sosyalist kadroların her zamankinden daha çok mahallelerde, iş yerlerinde, okullarda ezilen kesimlerle bağ kurma zorunluluğu var. 1970’lerin başında bir gecekondu mahallesinde deri işçiliği yapan Kenan Budak’ın işçi sınıfı içerisinde önderleşmesi ve siyasal mücadelenin en yetkin konumunda savaşını vermesinin bilinmesi, günümüz devrimciliğine de rehberlik edecektir.

Kenan Budak, 1955 yılında daha küçük yaştayken ailesiyle birlikte Erzincan’dan İstanbul’a Zeytinburnu semtine göç eder. Orta okulun ikinci sınıfından ayrılmak zorunda kalarak daha çocuk yaşta önce Sultanhamam’da tezgâhtarlık, sonrasında Kazlıçeşme’de deri işçiliği yapar. Mücadeleye, çalışma koşullarının son derece ağır olduğu deri atölyelerinde koşulları değiştirmek için girer. İşçilerle büyüyen, onlarla aynı mahallede yaşayan, aynı koşullarda sömürüye maruz kalan, birlikte mücadeleyi geliştiren bir işçi önderi olur.

Sendikal mücadele içinde de kısa süre içinde reformist anlayışla hesaplaşır, muhalefet eder. İşçi sınıfının iktidarı hedefine bağlı bir sendikal yapılanmayı savunur ve sendikal alandaki hem teorik hem pratik katkıları pek çok devrimci işçi önderinin yolunu açar.

Kenan Budak, bugün aklımıza geldiği gibi klasik bir sendikacı değildi. O sınıfın gerçek bir öncüsüydü. Sınıf mücadelesinin bütününün içindeydi. İşçi sınıfının ancak bütünlüklü bir mücadeleyle, ekonomik ve siyasal savaşı birlikte vererek kazanabileceğini biliyordu.  

Türk-İş içinde başladığı sendikal mücadelesinde, bu anlayışın dışında yeni bir örgütlenmenin gerekliliğine inandığı için bağımsız Bağırsak ve Deri İşçileri Sendikası (Bar Der-İş)’nda çalışmalarını sürdürdü. Bu sendikanın DİSK’e katılması için yoğun uğraş verdi. 1976’da DİSK çatısı altında kurulan İlerici Deri-İş Sendikası’nın genel başkanlığına getirildi. DİSK içinde de reformist sendikal anlayışa muhalefet ederek ayrı bir odak yarattı. İlerici Deri-İş, Basın-İş, Nakliyat-İş, Asis, Yeraltı Maden-İş ve Devrimci Sağlık-İş’le birlikte DİSK’in içindeki sol kanat sendikalar diyebileceğimiz muhalefeti oluşturdu.

Kenan Budak politik bilincini, bir gecekondu semtinde 1970’lerin devrimci hareketinin canlı olduğu ortamda ediniyor. Sendikal alanda çalışmalarına başlamadan önce, çok erken yaşlarda sosyalist hareketle tanışıyor. Sendikal faaliyetini de bu bilinci şekillendiriyor. Kenan Budak, daha Dr. Hikmet Kıvılcımlı yaşamını yitirmeden önce Sosyalist Gazetesi’ne gidip gelen genç işçilerden birisidir. O, bu dönemde sosyalist harekete katılır. Burada kısaca, günümüzün sol hareketinin en önemli sorunlarından biri olan mücadelenin geniş halk kesimlerini örgütleme konusundaki yetersizliğine vurgu yapmak yerindedir. Kıvılcımlı’nın sol harekete dair yaptığı tartışmalarda, en çok üzerinde durduğu sorunlardan birisidir bu durum. Halkın gündelik yaşamındaki sorunları esas alan bir örgütlenmenin gerçekleştirilmesi gerekliliği üzerine çabası, Kıvılcımlı’nın neredeyse bütün teorik ve pratik varoluşunu belirler.

“Biz siyasi bilinç deyince, büyük ve soyut formülleri kitaplardan alıp tekrarlamak sayıyoruz. Oysa siyasi bilinç bu değildir. Yani, dünyanın her yanında, siyasi bilinç deyince: Yığınların en küçük, günlük küçük dileklerini toplayıp, memleket ölçüsünde ve dünya ölçüsünde değerlendirmek anlaşılır.

Biz küçük işleri küçümsüyoruz.

Fabrika’da işçinin patronla ücret, yahut süre, yahut çalışma şartları, yahut başka herhangi bir konu üzerindeki dileklerini o kadar önemli görmüyoruz. O kadar parlak yüksek sosyalizmle meşgulüz ki, yani biz o sosyalizmi ortaya dökersek, her şey düzelir sanıyoruz.

Tabii büyük yığınlar ise, o küçük meselelerin küçük olmadığını, hiç değilse Türkiye ölçüsünde bir mesele olduğunu, hatta dünya ölçüsünde bir mesele olduğunu anladığı zaman siyasi bilince varacaktır.

Yığınlarımızı kendi hareketimiz içinde –yahut hiç olmazsa kendi hareketimizin etkisi altında- görmek istiyorsak, önce kendi davranış ve düşünce sistemimizi değiştirmek lazım. Bu davranışımızla salonlardaki kulüp toplantıları biçiminden artık çıkmak, fabrikaya gitmek, mahalledeki, esnaf çarşısındaki, köydeki insanların günlük küçük problemlerini ve tabii dileklerini göz önünde tutup onlara aksiyonla yol göstermek ve katılmak… Bundan başka çıkar yol yok.” (1970 yılında TİP’in muhalif Beşiktaş ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde yapılan tartışmalı toplantılarındaki Hikmet Kıvılcımlı’nın konuşma metinlerinden.)

Hikmet Kıvılcımlı’nın bu mücadelesinin, bu anlayışının cisimleşmiş, hayat bulmuş en önemli devrimcilerinden birisidir Kenan Budak. Kenan Budak’ın öncülü İsmet Demir’i de saygıyla anıyoruz. İkisi de, el verdikleri nice işçi önderleri de Hikmet Kıvılcımlı’nın öğrencisi ve yoldaşı olmuştur.

Kenan Budak, Kıvılcımlı yaşamını yitirdikten sonra da örgütlü mücadelesine devam ediyor. Mücadelesinin en önemli yanlarından birisi de genç yaşta aktif, öncü ve kurucu kadro özelliklerini taşımasıdır. Yapısı içinde, merkez komitesine kadar yükselir. 12 Eylül askeri faşist darbesi arananlar listesindeyken Sosyalist Vatan Partisi Merkez Komite üyesi olarak öldürülür.

30 yıllık kısa yaşamında, büyük dersler barındıran dopdolu mücadele deneyimi bıraktı bizlere.

Sosyalist bir işçi önderi olarak devrim mücadelesini her koşulda sürdüren, cesur ve diz çökmeyen karakteriyle bizlere örnek olan Kenan Budak yolumuzu aydınlatıyor. Geleneğimiz, geleceğimize ışık tutuyor. Güvenceli, eşit, özgür ve doğayla uyumlu bir yaşamı geleneğimizden aldığımız güçle kuracağız. Güvenceli sabahlara uyanacağımız sosyalist yarınları, Kıvılcımlı’ların, Kenan Budak’ların, İsmet Demir’lerin ayak izlerini takip ederek kazanacağız!


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ▪️ Zeytinburnu Sokaklarına Yazılmış Bir Devrimci

Authorrr

Yazarın Diğer Yazıları