İntihar Eden İşçinin Ailesi Adalet Arıyor, Savcı Dosyayı Kapatıyor

Sezgin Kartal

Türkiye’de iş cinayetlerinin durdurulamaz boyutlara ulaştığı, İSİG (İşçi Sağlığı İş Güvenliği) Meclisi verilerinde gözler önüne seriliyor. İSİG Meclisi verilerine göre iş yerlerinde 2013 yılında 15 işçi, 2014 yılında 25 işçi, 2015 yılında 59 işçi, 2016 yılında 90 işçi, 2017 yılında 89 işçi ve 2018 yılında şu ana kadar 52 işçi intihar ederek yaşamını yitirmiş. Meclis, intihar nedenlerini “İntiharların çoğunun nedeni bilinmemekle beraber bilinenler içinde üç ana neden borç, mobbing ve işsizlik” olarak belirtiyor.

Çalıştığı Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde Yaşamına Son Veren Nezer Acem’in Ailesi Adalet Arıyor

18 yıl aşçı olarak çalıştığı Çerkezköy Devlet Hastanesi mutfağında 28 Kasım 2018’de doğalgaz borusuna kendisini asarak intihar eden Nezer Acem’in dosyası, ailesi ve dava avukatının tüm çabalarına rağmen “Herhangi suça tanıklık eden kimsenin buna ilişkin ihbarda ve bildirimde bulunmasının vatandaşlık görevi olduğu, bir ihbarda bulunulmadığı, bu sebeple atfı kabil bir kusurun bulunmadığı”  gerekçe gösterilerek “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi.

İddialara göre olaydan bir hafta önce hastanede Nezer Acem’in bir konuda suçlandığı; bu durumun, %66 görme engelli olan ve 18 yıldır aynı iş yerinde çalışan Nezer Acem’de işten atılma korkusu yarattığı, olaydan bir hafta sonra (27 Kasım 2018) karakolda Acem’in ifadesinin alındığı ve ertesi gün intihar olayının gerçekleştiği bilinmektedir.

Eşi Latife Acem’in aktardığına göre Nezer Acem eve geldiğinde kimseyle konuşmamış ve sabah erken saatlerde evden ayrılarak işe gitmiş. Latife Acem “Normal mesai saatinden çok önce evden çıktı. Sabah sekiz buçuk gibi evimize polis geldi ve eşimin intihar ettiğini söyledi. Eşimin kimseyle bir sorunu, derdi yoktu. İşini severek yapıyordu. 18 yıldır herhangi bir suç işlemeyen biri şimdi mi suç işleyecek?” diye kaydediyor.

Nezer Acem intihar ederken bir de not bırakıyor. Acem’in kendi el yazısıyla yazdığı notta ölümünden üç iş arkadaşının isimlerini yazarak sorumlu tutmasına rağmen Savcılık söz konusu kişilerin ifadesini almamış.

Gamze Acem, babasının ölümünden hastane yetkililerini sorumlu tutuyor. Savcılığa her gidişinde yüzüne kapıların kapandığını söyleyen Gamze Acem “Bunu adalet sayamam.” diye kaydediyor. Olaydan birkaç gün önce babasının iş yerinde yemek yaparken üzerine kaynar su döküldüğü ve ayaklarında yanıklar olmasına rağmen işten atılma korkusuyla hastanede tedavi olmadığını ve ayaklarını iyileştiremeden toprağa verdiğini söylüyor Gamze Acem.

BATİS (Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası)’e başvuran Acem ailesi ve avukat Sevgi Evren’in şikayet ve baskıları sonucu atanan bilirkişinin iş kazası raporu vermesi üzerine Hastane Başhekimliği aileye 14 bin lira tazminat ödedi fakat soruşturmayı yürüten Çerkezköy Savcılığı ‘görgü tanığı, ihbar’ olmamasını ve otopsi raporlarında intihar olarak geçmesini gerekçe göstererek 19 Eylül’de takipsizlik kararı verdi.

Bilirkişi raporunda hastanenin “kusursuz” bulunmasını eleştiren Latife Acem “O zaman neden bize iş kazası tazminatı ödediler? Savcılık bunu nasıl dikkate almaz?” dedi.

Olay üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hastane yetkililerinin ve iş arkadaşlarının başsağlığına dahi gelmediğine sitem eden Latife Acem “Eşim 18 yıl emek verdi, bazen hastaneye gittiğimde sanki hiç beni tanımıyorlar, görmemezlikten geliyorlar.” diye ifade ediyor.

Kendisi gibi çok sayıda kadın olduğunu kaydeden Latife Acem “Ben bütün işçilerin adına konuşuyorum. Bunlar insan değil mi? Bunların da hakkını savunsunlar.” dedi.

Üç çocuk annesi Latife Acem geçimini eşinden kalan ölüm aylığı ve sigara yaparak sağladığını söylüyor. Yetkililere de çağrı yapan Acem, eşinin hakkının sorulmasını istiyor.

Kemalbay: “Hakkını Arayamaz Konumda Olana Karşı Adalet Kör ve Sağır!”

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da Adalet Bakanı’nın cevaplaması için Meclis’te soru önergesi verdi. Kemalbay, önergesinde soruşturmanın ciddiyetsizlikle yürütüldüğünü ifade ederek “Hakkını arayamaz konumda olana karşı adaletin kör ve sağır olduğunun göstergesi olmuştur.” ifadelerini kullandı.

HDP Milletvekili Kemalbay’ın Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e soruları şöyle;

  1. Bir işçinin iş yerinde gerçekleşen mobbing nedeniyle intihar etmesi ve yaşamını yitirmesi iş cinayetidir. Bakanlığınız Nezer Acem’in iş yerinde intiharı nedeniyle Çerkezköy Devlet Hastanesi yöneticilerine yönelik olarak müfettiş aracılığı ile soruşturma yapılması yönünde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ihbarda bulunmuş mudur?
  2. Yapılan soruşturmada hakkında şikayetçi olunan “Çerkezköy Devlet Hastanesi Yönetimi olarak Başhekim ve Hastane Müdürü ve yine intihar mektubunda adları geçen Aynur, Leman ve Memet Usta’nın ifadeye çağrılmaması ve şüpheli veya tanık sıfatıyla ifadelerinin alınmaması iş cinayetlerinde cezasızlık politikasının bir parçası mıdır?
  3. Her ne kadar otopsi raporunda maktulün asılması sonucu hayatını kaybetmiş olduğu belirtilmiş olsa da, yaşanan olay bir iş kazası niteliği taşıdığı için suçtan zarar görenlerin ifadesinin alınması ve şikayetlerinin dinlenmesi zorunludur. Bu sebeple suçtan zarar gören  eşi Latife Acem ve kızı Gamze Acem’in ifadelerinin alınmamasındaki maksat nedir? 
  4. İntihar eyleminin sabah mesai saatleri içinde iş yerinde yaşanmış olması, işyerinde hemen her yerde güvenlik kamerası olması, bir çalışanın kamusal alanda çalışanların kartsız, onaysız girebildiği mutfak bölümünde doğalgaz borusuna kendisini asacak kadar bir hazırlık içinde olup, ölüm anının gerçekleşmesine kadar geçen sürede kimsenin görmemiş olması hayatın olağan akışına uygun değildir. Bakanlığınızca bu konu hakkında gerekli araştırma yaptırılması için bir girişimde bulunulacak mıdır?
  5. Kamuya ait olan bir hastanede bir işçinin intihar ederek yaşamını yitirmiş olması kimsenin ihbarına gerek bırakılmadan araştırılması ve soruşturma açılması gereken bir durum değil midir?
  6. Bilirkişi raporuna göre hastane yönetimi “kusursuz” tespit edilmiştir.  O halde neden yönetim tarafından Nezer Acem’in mirasçılarına 14.000 TL iş kazasından kaynaklı ölüm tazminatı ödenmiştir?
  7. Soruşturmanın etkin yürütülmesi için eksik ifadelerin tamamlanması, şüphelilerin tespiti, olay yerinde inceleme yapılması gibi tedbirler” alınacak mıdır?