Brezilya Neyin Nesi? – Akın Kara

Brezilya’da yaşanan kitlesel eylemin köklerini eşelemeye çalışmazsak bugünden yarına ders çıkarma konusunda peşinen hata etmiş oluruz. Dünya genelinde “çoğulcu”, “demokrat” devlet başkanlarından ziyade aşırı sağcı, ırkçı, başkanların başa geldiğini görüyoruz.

Geçtiğimiz hafta Brezilya’da öğrenciler ve akademisyenlerin çağrılarıyla Jair Bolsonaro hükümetinin eğitim bütçesinde yapacağı kısıtlamaya karşı halk sokağa çıktı. Aşırı sağcı olan Bolsonaro, devleti küçültme, suçla mücadele gibi vaatlerle seçimi kazandı. Ayrıca eşcinsel ve kadın hakları karşıtı, ırkçı mesajlarıyla da bilinen Bolsonaro, 1964-1985 arasındaki askeri diktatörlük döneminin ardından Brezilya’da iktidara gelen ilk asker kökenli devlet başkanı.

“Bolsonaro hükümetinin Eğitim Bakanı Abraham Weintraub, federal üniversitelere verilen devlet desteğinin yüzde 30 oranında kesileceğini açıkladı. Geçtiğimiz hafta da sosyal bilimler alanındaki master ve doktora öğrencilerinin bursları kesilmişti.”

Eylemlerin tetikleyicisi olan eğitimdeki bütçe kısıtlamaları, ülke çapında 200’den fazla şehirde on binlerce öğretim üyesi ve öğrencinin sokağa çıkışıyla geçtiğimiz aylarda iktidara gelen Bolsonaro’nun politikalarına karşı gelişen ilk kitlesel sokağa çıkış niteliğini taşıyor. Aşırı sağcı devlet başkanının eylemler karşısında aldığı tavır ise kitle öfkesini artırdı. Bir gala gösterimi için gittiği ABD’de açıklama yapan Bolsonaro, eğitimdeki bütçe kesintisini reddedip eylemciler için “Bunlar kullanışlı aptallar, embesiller… Brezilya’daki birçok devlet üniversitesinin çekirdeğini oluşturan küçük bir zeki azınlık tarafından yönlendiriliyorlar.” dedi. Eylemcilerin “Kitaplara evet, silahlara hayır” ve “Sınıf bugün sokakta” gibi dövizler taşıdıkları Brezilya’da sendikalar da 14 Haziran günü ülkede genel grev çağrısı yaptı.

Brezilya’da yaşanan kitlesel eylemin köklerini eşelemeye çalışmazsak bugünden yarına ders çıkarma konusunda peşinen hata etmiş oluruz. Dünya genelinde “çoğulcu”, “demokrat” devlet başkanlarından ziyade aşırı sağcı, ırkçı, başkanların başa geldiğini görüyoruz. Bu veriler, dünyada aşırı sağın yükselişi olarak gözler önüne geliyor. Sadece bunu söylemek eksik ve hatalı. Bu, madalyonun bir yüzü. Kapitalizmin krizi derinleştikçe, krize çare üretemeyen burjuva siyasi iktidarlar, iktidarlarını korumak için bir tercih olarak aşırı sağa kayıyorlar. Örneğin, ırkçılığı körükleyerek yoksul halkın tepkisini kapitalizmden başka yöne çeviriyorlar. Bu politikaların bir kitle tabanı da oluşuyor. Ama madalyonun diğer yüzü de var. O da giderek öfkesi kapitalizme yönelme potansiyeli taşıyan büyük bir kitle. Onlar da zaman zaman (dün Fransa’da, bugün Brezilya’da olduğu gibi) sokağa çıkıyor.

Kapitalizme alternatif bir irade güçlendiğinde, aşırı sağ kutbun zemini daralacak, ikincisi daha da güçlenecektir. Sosyalistlerin yine tarihsel rollerini oynamaları, ezilen halklara bir ufuk kazandırmaları bu bağlamda önemlidir.

Irkçı siyasetler kendine alan açarken bunun karşısında Brezilya’da da görüldüğü gibi halk daha eşit yaşam ve özgürlükleri için sokağın ritmini arttırmaya devam ediyor. Kuşkusuz ülkemiz de bu tablodan bağımsız değildir. Baskıcı iktidarın dikiş tutamama hali, toplumsal muhalefetin öfkesini kanalize edecek ortamları yaratmasıyla daha da bayağılaşıyor. Brezilya’da yaşanan protestoların ülkemizle zamansal ve karakteristik benzerliği ise; geçtiğimiz günlerde ODTÜ’de bahar şenliklerinin yasaklanmasıyla başlayan sürecin LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nün engellenmeye çalışılmasıyla öğrenci ve akademisyenlerin ilan ettikleri boykotla devam etti. Toplumsal değişimin ve iktidara rıza üretiminin önemli bir ayağı olan üniversitelerde baskıcı iktidarların politikaları; özelleştirme, özgürlüklerin kısıtlanması bunlarla paralel olarak muhalif damarları yok etmeye çalışıp biat etmiş üniversiteler bütününü yaratma çabasıyla kendi içlerinde benzerlikler teşkil ediyor. Öte yandan bu sürecin karşı tarafı olan üniversite bileşenlerinin coğrafyalar değişse de devam eden benzerlikleri ise otoriterleşen ortamda toplumsal muhalefetin öfkesinin akacağı ortamı ilk önce sağlayan yerler olmalarıdır.

Yazarın Diğer Yazıları