Konya’daki Dom tarım işçisi: “Virüsü bırak, insanlar burada pislikten ölür”

Koronavirüs salgını dolayısıyla alınan çeşitli tedbirler Türkiye genelinde devam ederken, Konya’ya mevsimlik işçi olarak gelenlerin çapa mesaisi başladı. İçişleri Bakanlığı, tarımsal üretimin devamı için alınan tedbirler kapsamında “Koronavirüs Tedbirleri/Mevsimlik Tarım İşçileri” başlıklı bir genelge yayımladı. Peki bu genelge sahada karşılık buldu mu? Tedbirler uygulanıyor mu? Tarım işçileri gittikleri yerde nelerle karşılaşıyor?

Çukurova Kalburcular Aşireti Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Kaya, Tarım İl Müdürlüğü’nden seyahat izin alarak Adana’dan Konya yollarına düşen tarım işçilerinden.

Görünmeyen bir topluluk olan Domların mevsimlik tarım işçisi olarak çalıştığını, kendisinin de çocukluğundan beri tarım işçiliği yaptığını söyleyen Kaya, hasat mevsimine göre Konya, Kayseri, Karaman, Niğde, Nevşehir gibi illere gittiklerini aktardı.

Geçtiğimiz günlerde 14 kişiyle birlikte Adana’dan Konya’ya pancar çapalamaya gelen Kaya, yaşam koşullarını anlattı: “Burada çadırlarda kalıyoruz. Yiyecek içeceği kendimiz karşılıyoruz. Temiz su ve seyyar tuvalet sorunu var. Suyu gidip köylerden alıp taşıyoruz. Tuvalet dersen foseptik çukurundan ibaret. En az 100 çadır var; her çadırda ortalama 4-5 kişi olsa gerisini siz hesap edin. Buraya gelirken sağlık kontrolünden geçirildik ama sağlıksız koşullarda ve bu kalabalıkta virüse açık haldeyiz. Sabun, deterjan verilmedi. Virüsten ölmezsek pislikten öleceğiz!”

“Yetkililerin Genelgeden Haberi Yok”

İçişleri Bakanlığı, tarımsal üretimin devamı için alınan tedbirler kapsamında 4 Nisan’da İller İdaresi Genel Müdürlüğü üzerinden il valiliklerine “Koronavirüs Tedbirleri/Mevsimlik Tarım İşçileri” konulu bir yazı gönderdi. Bu yazıda mevsimlik tarım işçileri için bir dizi tedbir yer alıyor. Genelgede, İl ve İlçe Hıfzıssıhha Kurulları kararları doğrultusunda işçilerin konaklayacağı tesis, konteynır ve çadırlarda yatak aralarının ve kişiler arası sosyal izolasyon mesafesinin korunarak en az bir 1,5 metre olması; kapalı alanın sık sık havalandırılması, havalandırma yapılamıyorsa yatak aralarındaki mesafenin en az 3 metre olması gerektiği belirtiliyor. İşçilere sağlık hizmetlerinin verilmesi, barınma ve konaklama yerlerinin düzenli şekilde dezenfekte edilmesi, çalışma ortamlarında temiz su ve sabun temini, yeterli sayıda seyyar veya kalıcı tuvalet bulundurulması gerektiği bildiriliyor.

Mevsimlik tarım işçisi Ali Kaya, genelgede yer alan maddelerin çoğunun uygulanmadığını ifade etti. Önceki gün jandarma, muhtar ve sağlık memurunun kendilerini ziyaret ettiğini aktaran Kaya, yetkililere İçişleri Bakanlığı’nın genelgesindeki maddeleri tek tek sorduğunu, kendisini dinleyen muhtarın kafasını eğdiğini, diğerlerinin de bu genelgeden haberi olmadığını anlattı.

“Ben de Miami’de Olmak İsterdim”

Yetkililerden bu koşulların sağlanmasını talep eden Kaya, “Genelgede bunlar bunlar var, görevinizi yapın, biz sağlıklı koşullarda yaşamak istiyoruz, dedim. Komutan bana, ben de şu an Miami’de olmak istiyorum ama olamıyorum, dedi. Ben de, Miami’ye gidin o zaman, ben burada kendi vatandaşlarımızdan bahsediyorum, dedim. Biz bunları yapamayız demeye getirdiler.” şeklinde konuştu.

Bir Dönüm Bin Metre Değil, İki Bin Beş Yüz Metre

Bir ya da bir buçuk ay gibi bir süre Konya’da pancar çapalayan Ali Kaya ve ailesinin kazancı günlük 50 liraya bile yaklaşmıyor. Yevmiye usulü değil, tarlaya göre ücret aldıklarını söyleyen Kaya, “Bir dönüm deyince aklınıza bin metrekare gelir ama burada öyle değil! Burada bir dönüm, iki bin beş yüz metrekare demek. 10 dönümlük araziyi bir tur dönüyoruz, sonra ikinci tur dönmemiz gerekiyor. Bir dönümü 300 liraya dönüyoruz, ikinci tur bu 300 liraya dahil. Ücret değişiyor, yaptığımız pazarlığa bağlı ama kazancımız 50 lirayı bulmuyor. Üstelik yağmur yağsa iş durur, bir kuruş alamayız. Elimiz boş dönme ihtimalimiz de var.” dedi.

Konya’daki Mevsimlik Tarım İşçilerinin Yaşam Koşullarını Belediye Başkanı’na Sorduk

Konya Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, belediyeye bu konuda şikâyet gelmediğini, geldiği takdirde ihtiyaçların hemen karşılanacağını söyledi.

Kılca sözlerine şöyle devam etti: “Tarım işçileriyle ilgili zaman zaman bu sıkıntılar yaşanıyor. Her yıl geldiklerinde kendilerine uygun gördükleri bir yere yerleşmeye çalışıyorlar. Açıkçası buna belediye olarak müdahil olamıyoruz. Görevimiz olmamakla birlikte özellikle önceden belde ve köy olan yerleşim yerlerinde şu anda yaklaşık 65 tane tatlı su çeşmemiz var. Bunları hijyenik koşullara uygun şekilde her gün dolduruyoruz. Hatta bu dönemde günde birkaç vardiya olarak dolduruyoruz. Tarım işçilerine merkezden tatlı su götürülerek temiz su ihtiyaçları karşılanmış oluyor. Diğer iddialar doğrudan görev alanımıza girmiyor. Denetimle ilgili olsun, diğer şeyler olsun. Şu ana kadar bahsettiğiniz şekilde bir şikâyet gelmedi. Muhtarlarımızla görüşerek ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Tuvalet gerektiğinde veya başka sorun yaşadıklarında malzeme gönderip destek oluyoruz. Daha önce İl Özel İdaresi döneminde baraka kurularak kalacak yer yapılıyordu. Bunlar çok sağlıklı olmadı. İşçiler gittikten sonra buralar mezbelelik oluyor, kullanılmıyor. Sonraki yıllarda arazi üzerine yerleşip çadır içinde kalmayı tercih ediyorlar. Muhtarlarımızdan talep olduğu sürece talepleri yerine getiriyoruz. En büyük hizmeti de tatlı su hizmeti olarak veriyoruz. Bizzat takip ediyorum. Konuyla ilgileneceğim. Maske lazımsa maske gönderelim, dezenfektan ihtiyaçları varsa onu sağlayalım. Ekip göndermeye dünden hazırız.”

Hemra Nida – Sezgin Kartal