Savaşın arkasındaki güçler

Sonsuz spekülasyon imkânı ve yapay zekâyla kazanılan büyük ve hızlı “akıl yürütme”  gücü yeni egemenler yaratırken aynı zamanda ellerindeki muazzam güçle gerçeklikten kopan hastalıklı bir zümre şekillenmiştir.

Savaş çok kritik bir noktaya gelip dayandı. Trump 48 saatlik süreyi beş gün daha uzattı. Tam bir hava savaşı üç haftadır devam ediyor. Hürmüz Boğazı çıkartması gerçekleşirse savaş çok başka bir noktaya tırmanacaktır.

Hava savaşı günümüzün gözdesi yapay zekâyla yürütülüyor. “İran savaşının ilk 24 saatinde seçilmiş ve hareketli binden fazla hedefe İsrail-Amerika saldırısı gerçekleşti. Bunun insan ‘operatörler’ tarafından yapılması mümkün değildir. Gerçek şudur ki, bunlar Görevliler tarafından değil, Algoritmalar tarafından gerçekleştirilmiştir.” (Oliver Fahrni, Workzeitung, 19 Mart) Bu “başarı”nın ardında ABD tekeli Palantir vardır. Palantir sözcüsü memnuniyetle şu açıklamayı yapıyor: “Giderek daha ölümcül ve dolayısıyla daha kârlı hâle geliyoruz.” (O. Fahrni, a.y.) Geçen yıl Palantir’in borsa değeri yüzde 600 yükselmiştir. Şirket CEO’su Alex Karp “savaş kültürleri”ni şöyle ilan ediyor: “Daha hızlı ve daha iyi öldürün.”

Bu dünyanın en “tehlikeli” firmasının CEO’su Karp, açıkça “Kâr önemli değil, beni ilgilendiren hegemonyadır” diyor. “Ekonomik olduğu kadar askerî dünya egemenliği”!

Büyük veri (Big Data) sektörünün devlerinden Palantir’in 2004’teki kurucularından olan Alman-Amerikalı Peter Thiel, Silikon Vadisi oligarklarını Trump’la tanıştıran isim ve sağın önemli figürlerinden biridir.

“Hepimiz dayanışma, adalet ve sosyal güvenlik gibi takıntılardan uzak durmalıyız. Ve genel olarak, sadece yüksek IQ’lu insanların dar bir tabakası yaşamaya değer.” Peter Thiel böyle düşünüyor. (O. Fahrni, a.y.)

Silikon Vadisi ilk dönemlerinde Amerikan yaratıcılığının verimli vahası gibi görünüyordu. Yeni düşüncelerle milyarların buluştuğu girişimci şirketlerin kurulduğu günümüz yeniliklerinin pek çoğunun yeşerdiği bu vadi çoktandır iki keskin zehir üretiyor. Birisi en parlak matematikçilerin buralarda ortaya çıkıp, sonra muazzam borsa spekülasyonlarına kaymasıdır. Saniyeden küçük aralıklarla borsayı izleyip çok küçük zaman aralıklarında tepki verebilen algoritmaların yaratıcıları bu ünlü vadiden çıkmıştır. Çoktandır saniyelerden küçük aralıklarla tepki vererek borsada alım satım yapmak yeni bir zenginlik kaynağıdır.

Öte yandan yapay zekâ, büyük veri ve uydular aracılığıyla dünyanın her noktasındaki her hareketi izleyebilen ve gerektiğinde müdahale edebilen yeni tekellerin yetiştiği verimli toprak, yine Silikon Vadisi olmuştur.

Spekülasyon ve savaş bu vadiden yetişenlerin iki zehirli tercih alanı olmaktadır. Kendilerine “Manhattan kadar büyük” güvenlik alanları inşa etmek gibi projelerin peşine düşen bu elitler dünyayı yakmaktan çekinmeyeceklerdir.

Bu yeni egemenlerin yükseliş tarihi 2008 krizi ile başlayan trilyonlarca doların piyasalara sürülmesiyle aynı zamana denk düşer. “Batmayacak kadar büyük” olanları kurtarmak Amerikan ekonomisinde baş edilemez bir çürüme yarattı. Sonsuz spekülasyon imkânı ve yapay zekâyla kazanılan büyük ve hızlı “akıl yürütme”  gücü yeni egemenler yaratırken aynı zamanda ellerindeki muazzam güçle gerçeklikten kopan hastalıklı bir zümre şekillenmiştir.

Trump, bütün İran’ı yıkmak için beş gün süre verdi. Ancak İran’ı bir haftada dize getirme hedefiyle yola çıkan, kendisini dev aynasında gören Amerika, gerçekliğin acı yüzüyle karşılaştıkça sık sık bocalıyor. İnsanlık büyük bir altüstlüğün eşiğinde.

Berlin Duvarı’nın yıkılışıyla başlayan yeni bir dünyanın sonu 2008 Büyük Bunalımı ile geldi. Kapitalizm hâlâ bu büyük bunalımın önüne koyduğu sorunlarla boğuşuyor. Sosyalizmin yıkılışından sonra zafer sarhoşluğuna kapılan kapitalizm, tarihinin en vahşi soygunlarından birisine girişti. Ancak bu neoliberal soygun tıkandıktan sonra bir türlü yeni çıkış yolu bulamadı.

Dünyanın o güne dek inşa edilmiş neredeyse tüm kurumları, Trump eliyle pervasız bir keyfiyetle tasfiye ediliyor. Bir yanda köhneleşmiş bir altyapı ve can çekişen bir ekonomi; diğer yanda ise devasa bir silahlanma yarışı ve yapay zekânın büyüleyici gücü… Venezuela’daki ‘başarısının’ sarhoşluğuna kapılan Trump, dünya sahnesinde dilediği her şeyi yapabileceğine inanıyor.

Fakat bu sarhoşca gidiş çok geçmeden İran duvarına çarptı. Silikon vadisinin parlak zekâları, spekülasyon ve yeni silahların keskin gücüyle zehirlenirken ABD son şansını da kaybetmeye doğru koşuyor.  ABD, Hürmüz’ü yıksa da yıkmasa da uçurumun kenarında yürümekten kurtulamayacaktır.