“Çocuklar Aç”

Gerçekten de Emine Hanım, DEM Partili bir Kürt kadın olarak Kürt hareketine ve tüm demokratik muhaliflere yeni bir siyaset dili ve mücadele başlıkları önerdi; böyle bir hedefi olmadığı halde.

Muzaffer Kaya

DEM Parti’nin “Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe” kampanyasının Siirt’in Kurtalan ilçesindeki toplantısında söz alan Emine Teğin’in konuşması, Tuncer Bakırhan’ın X hesabında paylaşmasının ardından yüz binlerce insanın beğenisini kazandı.[1] Konuşma özellikle muhalif çevrelerde o kadar çok beğenildi ve paylaşıldı ki Ekrem İmamoğlu bile Emine Teğin’e bir mektup yazarak tebrik etti.[2]

Neydi bu konuşmayı bu kadar etkili kılan?

Öncelikle yukarıdan “analiz yapan” bir pozisyondan değil, sorunları bizzat yaşayan bir kadın ve anne olarak konuştu Emine Hanım. Kimseye bir şey öğretmeye, “büyük resmi” göstermeye falan çalışmadı; deneyimini, gördüklerini samimi ama güçlü bir üslupla anlattı. Siyasetçilerin ezbere, yukarıdan, eril, duygusuz nutuklarına karşı içeriden ve yaşanan acıları gerçekten hissettiğini hissettiren bir ses tonuyla konuştu.

Emine Hanım’ın konuşmasının bu kadar beğenilmesi elbette sadece üslubundan kaynaklı değildi. Halkın gündelik hayatının zorluklarını, ülkenin halini ve adaletsizliklere karşı tepkisini zaman zaman İslami referanslar vererek derli toplu bir şekilde özetledi. Yoksulluğu çocukların bedeni üzerinden (kırılan tırnaklar, dökülen saçlar…) ve ekolojik yıkımı kendi çocukluğuna giderek etkili bir şekilde tasvir etti. Çocukların sadece açlığa değil, sağlıksız gıdaya mahkûm edilişini “endokrinoloji kuyruğu” ile hepimizin zihninde somutladı. Eşinin kanser olması, çevremizde giderek artan genç yaşta kansere yakalanma hikâyelerini hatırlattı.

Gıda konusunda herkesin aklında aynı sorular dolanıyor: Ne yiyoruz? Çocuklarımıza ne yediriyoruz? Sağlıksız gıdaların ve çevre kirliliğinin kaç çocukta hormon sorunlarına yol açtığını bilmiyoruz. Cevabı uzmanlara ve düzen siyasetçilerine bırakılamayacak hayati önemde sorular bunlar. Ne yazık ki Türkiye’de henüz gıda güvenliği konusunda bilimsel çalışmaları da yönlendirecek etkili bir siyasal mücadele hattı kurulabilmiş değil. Oysa yetersiz beslenmenin ötesinde gıda güvenliğinin yokluğu, geniş halk kesimleri için büyük bir sağlık sorunu ve stres kaynağı haline gelmiş durumda.

Emine Teğin yoksulların ve tüm emekçi sınıfların her gün deneyimlediği bu yaşamsal sorunları kendi üslubuyla siyasal alana taşıdı. Konuşmanın Siirt’te, DEM Parti toplantısında yapılıyor olması çok önemliydi. Öyle ki İlke TV Genel Yayın Yönetmeni Sevda Çetinkaya, Emine Teğin’in konuşmasını “Buyrun Size Yeni Siyaset” başlığıyla gündeme getirdi.[3] Gayet yerinde bir başlık. Gerçekten de Emine Hanım, DEM Partili bir Kürt kadın olarak Kürt hareketine ve tüm demokratik muhaliflere yeni bir siyaset dili ve mücadele başlıkları önerdi; böyle bir hedefi olmadığı halde.

Hayat pahalılığına, işsizliğe, doğanın tahrip edilmesine karşı çocukları merkeze alan halkçı ve kadın özgürlükçü bir söylemi, Kürt ve dindar kimliğini gizlemeden ama ortak sorunlara vurgu yaparak dile getirdi. Tıpkı Amerika’da demokratik sosyalistlerin kimlik siyasetine düşmeden Müslüman, LGBTİ+, Siyah, Feminist vb. kimlikleri ile sol popülist bir siyaset tarzı geliştirmeleri gibi. Bütçe görüşmelerinde Gülistan Koçyiğit’in viral olan konuşmalarıyla birlikte düşündüğümüzde, Kürt Özgürlük Hareketi’nin tıpkı 7 Haziran 2015 seçimlerinde olduğu gibi sol popülist bir söylemle Türkiye’nin batısına seslenebilme imkânına hâlâ sahip olduğunu söylemek mümkün.

Son olarak Emine Teğin’in bereketli topraklara, doğanın korunmasına, tarım ve hayvancılığın önemine yaptığı vurgular, toprağa dayalı bir vatan sevgisini ve tüm Türkiye’ye seslenen bir “Biz” duygusunu güçlü bir şekilde hissettirdi. Konuşma adeta Kürdistan yurtseverliğini Türkiye’nin batısına teşmil etti. Teğin’in sözlerinin Türkiye’nin batısında bu kadar karşılık bulmasının önemli bir nedeni de toprağa dayalı bir ortaklık ruhuna ve vatan sevgisine davet etmesiydi.

Naçizane, halklar arasında köprü kuracak, yani “barışı” toplumsallaştıracak olanın tam da bu siyasal hat olduğunu düşünüyorum.


[1] https://www.youtube.com/watch?v=zm24LNCQOAY

[2] https://www.youtube.com/watch?v=j6bYPNNv6J8&t=4s

[3]https://ilketv.com.tr/buyurun-size-yeni-siyaset/