Trump yenildi

Trump’ın yenilgisi çok açıktır. Ancak ABD’de bu seçimlerle ne kazanılmıştır? Bu yeterince açık değildir. Bu sonuçları yaratan nedenler yeterince açıktır. İlk ve en önemlisi İran Savaşı’dır.

ABD ara seçimlerinde genellikle iktidardaki başkan önemli bir uyarı alır. Ancak Trump’ın başına gelen bir uyarıdan ötesidir. “Mavi dalga”, yani Demokratlar Trump’ı büyük bir yenilgiye uğrattı. Temsilciler Meclisinde Demokratların bir başarısı beklenirken sonuçlar bunu aştı; Senatoda da çoğunluğu kazandılar. Temsilciler Meclisinde durum “Mavi dalga” lehine 226’ya 139’dur. Senatoda kesin olmayan sonuç ise 54’e 44’tür. Vali seçimlerinde de Demokratlar öndedir.

Seçimleri Trump’ın yenilgisinden öteye götüren oldukça çarpıcı sürprizlerdir.

Cumhuriyetçilerin kalesi olan Teksas’ta 36 yıl sonra ilk kez Demokratlar hem senatörlüğü hem de valiliği kazandı. Senatörlüğü dini söylemi güçlü, hatta Trump’ı fazla eleştirmeyen aday James Talarico kazanmıştır. “Tam Teksas’a göre bir aday” olarak nitelenen J. Talarico, Teksas’ın yapısına göre bir propaganda yürütmüştür.

Seçimleri kazanan Vali Gina Hinojosa ise hem kadın, hem Latin kökenli hem de siyahtır. Teksas’ın gerçek sürprizi yeni validir. Teksas’ta Cumhuriyetçilere büyük destek veren Elon Musk 300 milyon dolara yakın harcama yapmıştır. Bu büyük desteğin temelinde yatan, Teksas’ta inşa edilecek olan veri merkezidir. G. Hinojosa propagandasını Yapay Zekâ veri merkezinin inşasına karşı yürütmüştür. Teksas kalesinin alınmasında bu propagandanın önemli bir yeri olduğu açıktır.

Diğer çarpıcı sonuç; Müslüman ve Arap kökenli senatör adayı Abdul El-Sayed’in Michigan’da kazanmasıdır. Seçim propagandası sırasında açıkça İsrail’i eleştirmesi “olmayacak bir şey” olarak görülüyordu. Ancak Abdul El-Sayed, New York Valisi Mamdani benzeri bir propaganda yürüterek bu yoldaki örnekleri zenginleştirmiştir.

Öte yandan, Kansas’ta 1932’den beri ilk kez bir Demokrat senatör adayı Adam Hamilton seçimi kazanmıştır. Teksas’ın kuzeyindeki bu eyalet tarım ürünleri olarak zengin, aynı zamanda havacılık endüstrisine sahiptir. Bu kale de Trump sayesinde düşmüştür. Diğer sürpriz eyaletler Iowa, Güney ve Kuzey Carolina, Ohio’dur. “Mavi dalga”, Cumhuriyetçilerin geleneksel sınırlarını oldukça zorlamıştır.

Bu ara seçimlerde yaşlara göre oy dağılımı da ilginçtir. 18-29 yaş arası seçmen oyunun yüzde 71’ini Demokratlar, yüzde 25’ini Cumhuriyetçiler almıştır. 30-44 yaş arasında oranlar yüzde 59’a yüzde 36’dır. 45-64 yaş arasında yüzde 49’a yüzde 48’dir. 65 yaş üstünde ise oranlar yüzde 47’ye yüzde 51’dir. Genç kesimlerin çoğunluk oylarını Demokratlar alırken Cumhuriyetçiler ise sadece 65 yaş üstünde az bir farkla çoğunluk oylarını almıştır.

Trump’ın yenilgisi çok açıktır. Ancak ABD’de bu seçimlerle ne kazanılmıştır? Bu yeterince açık değildir. Bu sonuçları yaratan nedenler yeterince açıktır. İlk ve en önemlisi İran Savaşı’dır. Elbette iç kamuoyunda sonuçlar doğrudan savaşın yarattığı etkilerden çok onun özellikle enerji fiyatlarında yarattığı yükselişten kaynaklanmıştır. Savaşın başında 73 dolar olan Brent petrol fiyatları 126 dolara kadar yükselmiştir. Üstelik bu gidiş, Trump’ın ikide bir fikrini değiştirdiği hava saldırısı kararlarıyla sürekli iniş çıkışlar yaşamış; buradan petrol satıcıları büyük kazançlar sağlamıştır. Trump görünen tutarsızlığı ile insanları şaşırtsa da aslında Brent petrol piyasasından kazananların ceplerine sürekli dolar akıtmıştır. Bunun Trump’a ve Cumhuriyetçilere maliyeti bu ara seçimlerde bütün çıplaklığı ile gözler önüne serilmiştir.

Enerji fiyatlarındaki oynaklık spekülatörlere para kazandırırken kitlelerin cebini enflasyonla yakmıştır. Aynı zamanda bu yolla herkesin gözü önünde açık yolsuzluklar yaşanmıştır.

Bunlara Trump’ın pervasızlığı yol açmıştır. Geniş kitlelere hayat pahalılığı olarak yansıyan bu spekülasyonların ilk hesabını Amerikalılar, Cumhuriyetçilere çok sert bir şekilde çıkartmıştır. Bu savaş sırasında Trump ve İsrail ilişkisi kitleler üzerinde olumsuz etkilere neden olmuştur. Genellikle bugüne kadar sorgulanmayan bu ilişki, İran Savaşı sırasında belki de ilk kez Amerikan kamuoyunda sorgulanmıştır.

Öte yandan, İsrail’in Gazze katliamı da Amerikan kamuoyunda önemli etkiler yaratmıştır.

Trump, Gazze sahiline turistik tesisler kurmaya kadar işi götürünce Amerikan halkları arasında beklenmedik tepkiler yükselmiştir. Michigan’da senatör seçilen Abdul El-Sayed’ler sözlerini artık esirgemiyorlarsa bunun altında İran Savaşı ve Gazze katliamı yatmaktadır. Ara seçimlerdeki bu etkinin iki yıl sonraki başkanlık seçimine kadar taşınıp taşınmayacağını bugünden öngörmek elbette zordur. O nedenle bu ara seçimlerde Trump kaybetmiştir; ancak Amerikan halkının ne kazandığı henüz belli değildir.

Trump bildik deyimiyle artık “topal ördek” olmuştur. O nedenle başında artık “MAGA” şapkası değil “Veto” şapkası vardır. Kendini zora sokacak kanun önerilerini veto etmeye hazırlanıyor.

Bugün tablo Cumhuriyetçiler aleyhinedir. Ancak başkanlık seçimleri çok farklıdır; değişik güç dengelerinin işleyeceği bir ortamdır. Ancak şu kadarını söylemek mümkündür:

Trump’la iyice hız alan “yeni faşizm”, Brezilya’da Lula’nın zaferi ve ABD’de Trump’ın yenilgisi ile önemli bir engele dayanmıştır. Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum’un sözleriyle “ciğerlerimize daha fazla temiz hava girmesi” için Lula’yla hız alan dalga Avrupa sokaklarında büyür ve ABD’nin sokaklarına da taşınabilirse “yeni faşizm” dalgası geri püskürtülebilir. Bu ara seçimler böyle bir sonuca ilerlerse dünya halkları için anlamlı olabilir.