Öğrenci işçiler eylemde: “Calzone Burger, hak gaspına son ver!”
Dev Turizm-İş Öğrenci İşçi Komisyonu’nun çağrısıyla Kadıköy’deki Calzone Burger önünde bir araya gelen öğrenci işçiler, ödenmeyen ücretleri ve hak gasplarını protesto etti.

Çalışma hayatında sistematik bir biçimde haksızlığa uğrayan öğrenci işçiler seslerini duyurmaya devam ediyor. Bir eylem de yine Devrimci Turizm İşçileri Sendikası (Dev Turizm-İş) Öğrenci İşçi Komisyonu’nun çağrısıyla Kadıköy’de bulunan Calzone Burger önünde gerçekleşti. Ücretlerini alamadıkları için işyerleri önünde eyleme geçen Calzone Burger çalışanı öğrenci işçiler, haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Eylem boyunca “Öğrenci işçiler köle değildir!”, “Calzone Burger, hak gaspına son ver!” sloganları atıldı.
Dev Turizm-İş Öğrenci İşçi Komisyonu adına yapılan açıklamada, “Geçimini sağlamak, hayatını idame ettirmek için çalışan öğrenci işçi arkadaşlarımızın maaşlarını rahatlıkla gasp edip bunun bir yaptırımı olmayacağını düşünen Calzone Burger’i bugün burada teşhir ediyoruz!” dendi.
Calzone Burger’de çalışan öğrenci işçiler adına bir konuşma yapan Serdar Özbek “Hiçbirimize hakkımız olan ücretimiz verilmedi; bu gibi haksızlıklar bizden önce çalışan bir çok işçiye daha yapıldı.” dedi.
Dev Turizm-İş Sendikası Eş Genel Başkanı Turgay Özdemir de yaptığı konuşmada öğrenci işçilere “birlikte örgütlenme ve birlikte mücadele etme” çağrısında bulundu.
Eyleme Öğrenci Faaliyeti ve Öğrenci Dayanışması üyeleri de katılarak destek verdi.
“Bugün işyerlerinde öğrencilerin yaşadığı en büyük sorunlardan birisi ücretlerin ödenmemesi.”
Öğrenci işçilerin eyleminde ilk sözü Dev Turizm-İş Öğrenci İşçi Komisyonu adına Elif Duygu Türk aldı. Öğrenci işçilerin yaşadığı sorunlara değindiği konuşmasında Elif Duygu Türk şunları söyledi:
“Bugün işyerlerinde öğrencilerin yaşadığı en büyük sorunlardan birisi ücretlerin ödenmemesi. Bunun yanı sıra güvencesizlik, sigortasızlık, esnek çalışma ve daha birçok konu her geçen gün çalışan öğrencilerin ortak sorunu olmaya devam ediyor ve her geçen gün yaygınlaşıyor. Bizler bunun münferit bir durum olmadığını biliyoruz. Öğrenci işçiler okurken artan hayat pahalılığına karşı okul dönemi boyunca yaşamlarını idame ettirebilmek için geçici olarak kafelerde, barlarda çalışmak zorunda kalıyor. Hatta ülkede yaşanan hayat pahalılığının yanına bir de işsizlik eklenince birçok arkadaşımız okul sonrası hizmet sektöründe çalışmaya devam ediyor.”
“Bütün bu haksızlıklar karşısında yalnız değiliz, değilsiniz!”
Elif Duygu Türk konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu eylemle beraber çalışan öğrencilerin hak arayışına girişemeyecek kadar yalnız olduğunu düşünen, güvencesizliğimizi istismar etmeye kalkan bütün patronların karşısında durmaya devam edeceğimizi yineliyoruz. Buradan kafe ve barlarda hak gaspına uğrayan, çalışırken karşılaştığı çeşitli sorunlar karşısında kendini yalnız hisseden öğrenci işçi arkadaşlarımıza sesleniyoruz: Bütün bu haksızlıklar karşısında yalnız değiliz, değilsiniz!”
Elif Duygu Türk’ün ardından Calzone Burger’de çalışan öğrenci işçiler adına söz alan Serdar Özbek işyerindeki insanlık dışı koşulları dile getirdi. Özbek devamında şunları söyledi:
“Bizi bu şartlar altında asgarinin biraz üstü bir ücret karşılığı çalıştırmakta sorun görmeyen Cihangir Çelik, konu alacağımız ücrete gelince de işçileri mağdur etmekten kaçınmadı. Çıkacağımız zaman içinde gerçeğe aykırı bilgiler yazan bir dilekçe, hakkımızın ve alacağımızın olmadığını bildiren bir ibraname yazmamız, ücretimiz ödenmediği halde maaş bordrosuna ücretimizi aldığımıza dair imza atmamız istendi. Bazı arkadaşlarımız bu belgeleri patrona güvenerek veya başka türlü maaşını alamayacağından korkarak imzaladı, hiçbirimize hakkımız olan ücretimiz verilmedi.”
“Emeğin karşılığının verilmemesi hem ahlaki hem de hukuki açıdan kabul edilemez bir uygulamadır.”
Eylemde son olarak Dev Turizm-İş Sendikası Eş Genel Başkanı Turgay Özdemir bir konuşma yaptı. Özdemir konuşmasında şunları söyledi:
“Ödenmeyen veya geciktirilen ücretler yalnızca maddi bir sorun değildir. Bu durum öğrencilerin eğitimini, barınma imkanlarını, beslenmesini ve geleceğe dair umutlarını doğrudan etkilemektedir. Emeğin karşılığının verilmemesi hem ahlaki hem de hukuki açıdan kabul edilemez bir uygulamadır.”