“Ciğerlerimize temiz hava girdi”
Brezilya halkları ve başarılı liderleri Lula ile dünyada yeni bir dönem başlamıştır. Artık ciğerlerimize temiz havalar doldurabilme şansımız artmaktadır.

Lula da Silva’nın zafer kazanması sonrası kıtadaki ikinci ilerici ülke Meksika lideri Schenibaum olayı böyle yorumladı: “Ciğerlerimize temiz hava girdi.” Gerçekten dünyanın içinde bulunduğu neofaşizm, savaşlar, krizler, yoksulluk, yolsuzluklar ortamında Brezilya’da Lula’nın başkanlık seçimini kazanması İmamoğlu’nun “Her şey güzel olacak” deyişinin yaptığı gibi içimizde bir umut yeşertti.
Brezilya halkları, özellikle gençler, kadınlar, sendikalar, çeşitli örgütler büyük şehirlerin meydanlarında büyük bir merakla Seçim Kurulunun sonucu açıklamasını beklediler. Açıklama sonrası da ortalık büyük bir kutlama alanına dönüştü. Halklar coştular, birbirlerine sarıldılar, şarkılar söylediler, dans ettiler, yüzlerinden mutluluk akıyordu. Sevinç tavan yaptı.
Lula’yı alıp tepeye çıkaran halk kasırgası muhalefeti de bir kenara attı. Brezilya tarihinde ilk kez, birinci oylamada ikinci gelen aday seçimleri hem de dördüncü kez kazanıyordu. Tarih yazıldı yani. Ayrıca Bolsonaro ailesinin yıllardır kalesi olan Rio de Janeiro ve Sao Paulo gibi iki dev kentte çoğunluk ilk kez Lula’nın İşçi Partisi’ne geçti. Evet, büyük bir zafer kazanıldı Brezilya’da. Bu Trump’ın, Arjantin lideri Milei’nin ve kıta gericiliğinin yenilgisidir. Halklar isterlerse kazanabilirler. Kıtadaki tüm ilerici halklar o gece yataklarına coşku içinde girdiler.
En çok merak edilen de bu işin nasıl başarıldığı oldu. Lula nasıl kazandı? Tüm ilericilere örnek olacak bir başarıdır. Daha önceki yazımızda değindiğimiz gibi öğrenci gençlik ve çeşitli sol örgüt üyelerinin kapı kapı dolaşıp halka gitmeleri bu başarının nedenidir. Taşıma sendikaları sandıklara uzak olduğu için oylamaya katılamayan halkları otobüs ve kamyonlarla taşıdılar. Hatta seçimin iki saat uzatılması bu uzaktan gelenlerin oy kullanabilmesi içindi. Ayrıca gençler yaşlıların kollarına girerek sandıklara getirmişler; çocuklu annelere, hastalara yardım etmişler.
Diğer bir özellik de Lula’nın ve önde gelen destekçilerinin halkla toplantılar yapmaları oldu. Lula’nın onlardan yana yapacağı politik ekonomik çalışmaları anlattılar. Ayrıca sosyal medya da çok önemli idi. Lula taraftarı bir kongre üyesi Lula politik programlarını konu alan sosyal medya mesajları yaptı. Lula’nın seçim öncesi çalışma gününü 6 günden 5 güne düşürmeyi meclisten geçirip yasalaştırması, online kumar oynamayı yasaklaması, borçları affetmesi ve küçük işletmelere yeni kurallar getirmesini ve seçilirse hafta sonları kamu taşımacılığını bedava yapma sözü vermesi gibi halkçı politikalar yürüteceğinin anlatan mesajları 10 milyon izleyiciye ulaştı. Lula da onu “Lula Ordusu”nu kurmakla kutladı. Halklar politikleşti ve kendi çıkarları doğrultusunda sandığa gidip Lula’ya oy vermenin önemini anladılar. Lula ilk seçimde halkların anlayacağı, ilgisini çekecek şeylerden çok, politik yaşananları anlatıyordu ve bu halkların pek dikkatini çekmiyor, dinlemiyorlardı. Ama ikinci tur seçimlerde halka gitti ve yapacaklarını onların ilgisini çekecek şekilde anlattı ve bu sonucu aldı.
Lula, seçim sonuçlarının açıklanması sonrası da çok önemli açıklamalarda bulundu. “Brezilya kimsenin arka bahçesi değildir. Ülkeyi yönetme biçimimizi değiştireceğiz; alttaki sıradan halkların karar alma sürecine katılımını sağlayacağız” dedi. Bu dedikleriyle hem ABD’den bağımsız bir ülke olacağını vurguluyor hem de halkın karar alma yollarını açacakları mesajını veriyor. Yorumcular bu açıklamayı Lula’nın daha önceki başkanlık dönemlerinde edindiği deneylerinden çıkardığı sonuçları kullanacağı şeklinde değerlendiriyorlar.
Lula yeni dönemde halkın Bolsa Familia denen aile aidatlarını garanti altına alacak, yiyecek güvenliğini güçlendirecek ve asgari ücreti arttıracaktır. Halkın en büyük sorunlarından bir diğeri de şiddettir. Gecekondu bölgelerinde yaşam güvenceleri yoktur. Burada yaşayan işsiz gençler Bolsonaro ve Trump tarafından el altından desteklenip uyuşturucu ticaretine bulaşır ve terör estirirler. Lula yeni döneminde bunlarla sıkı dövüş verip halkın yaşamını güvenceye alma kararı verdi.
Onun dışında kıta ülkeleriyle bölgesel işbirliği, ekonomik kaynaşım sağlayacak örgütlenmelerle bağları arttırılacaktır. İlk toplantısını da ilerici Meksika lideri Scheinbaum ile yapma kararı aldılar. En önemlisi de iklim değişikliğine karşı alınan politikaların uygulanması için siyasi partiler arasında geniş yasal ittifakların kurulması gereklidir. Bu konularda da çalışılacaktır. Ülkede milyarlar kazanan ve beş kuruş ödemeyen yabancı teknoloji şirketleri vardır. Bunların denetlenmesi için demokratik standartlar belirlenmesi, kurumsal şeffaflıklar ve dijital ağların hesap verebilirliğini ele alan yasaların çıkarılması hedefe alınacaktır.
İşin zoru
Lula’nın verdiği bu seçim vaatlerini hayata geçirip geçiremeyeceği konusunda büyük tartışmalar vardır. Bu dönemdeki gibi gelecek dönemde de koalisyonlu bir iktidar kurulacaktır. Ülkeyi ve seçim vaadlerini yerine getirmesi sürekli muhalefet tarafından engelleniyordu. İstediği yasaları geçiremiyordu. Tavizler vermek zorunda kalıyordu. Zaten bu nedenle halklar yaşamlarında önemli bir değişiklik görmedikleri için de oy vermemişlerdi. Şimdi son seçimlerde de ne Kongre de ne de Senato’da çoğunluk elde edemedi. Bolsonaro’nun Liberal Partisi, Temsilciler Meclisi’ndeki 513 sandalyenin 121’ine sahip. Diğer gerici partilerle 280’e, yani yarıdan çok oya sahipler. 81 sandalyeli Senato’da 33 senatörleri var; diğer merkez sağ partilerle 50 senatör olarak Senato’ya hakimler. Bir önerinin yasalaşması için 41 oy yeterli olunca muhalefet istediğini yapabilir. Bir çok kentte de Vali ve belediyeler ellerinde. Gene koalisyon kuracaktır. Bu durumda Lula’nın ikinci turda verdiği vaatleri yasalaştırması çok zor, hatta imkânsız gibi görünmektedir.

Brezilya devleti topladığı gelirlerden daha çok para harcamakta ve borçlu bir ülkedir. Borcu GSMH’nın %80’ini oluşturur. Aynı bizim ülkemizde yapıldığı gibi Merkez Bankası dünyanın en yüksek faiz oranlarını vererek enflasyonu bastırmaya çalışır. Bu durumda şimdiki dönemde koalisyon ortaklarıyla yürüttüğü türden bir anlaşmayı bile kuramayabilir. Sosyal programlara desteği bulması iyice zorlaşıyor. Koalisyon kurarken sağ güçleri yanına almak için tavizler vermek zorunda kalıyor. Genellikle karşı partiler taviz olarak devlet ve iktidar koltuğunda kadrolar istiyorlar. Ancak şimdi iktidar daha büyük borç batağına batmış ve daha zor durumda. Bu ekonomik durumda sağın destek vermesinin astarı yüzünden pahalı olacaktır.
Ayrıca seçim sonuçlarını kabul etmeyen ve yenilenmesini isteyen Bolsonaro, Lula’ya karşı savaşı yükselteceğini açıkladı. Partisinin yöneticileri, hükümetin icraatlarını denetlemek, yasama gözetimi görevini yerine getirmek ve yasama dönemi boyunca kamu politikasına yönelik önerilen değişikliklere karşı çıkmak amacıyla Ulusal Kongre’de örgütlü bir muhalefet bloğu oluşturacaklarını açıkladılar. Yeni dönemde daha katı davranacaklar ve Lula politikalarına izin vermeyeceklerdir. Bolsonaro seçim konuşmalarında halklara bazı maddi sözler vermişti; Lula da bol bol yalan söylüyor demişti. Lula’nın sunacağı sosyal politik kararlara karşı çıkılacaktır ve bu durumda da Bolsonara’nun yalanları ortaya çıkacaktır ama bir işe yaramayacağı yorumları yapılmaktadır.
Bu durumda Lula ne yapacaktır? Halktan yana kararları nasıl yasalaştıracaktır. Bu konuda İşçi Partisi Kongre Üyesi Bella Gonçalves “Kongre’ye baskı yapmak gerekli ve bu sokaktaki insanlarla yapılacaktır” diyor. “İkinci turda yaşananlar bu konuda büyük umut vermektedir” diye devam ediyor. Bunun büyük bir ders olduğunu tekrarlayarak halkların hareketliliği, demokratik uyanıklığı çok önemlidir diye ekliyor: “Ulusal Kongre’yi sınırlandırmak gereklidir. Günümüzde dört erk bulunmaktadır: Yürütme, Yasama, Yargı ve dördüncü erk olan da halktır.”
Hafta sonları kamu taşımacılığının bedava olması önerisinde ilk deneme yaşanacaktır. Muhalefet yasayı kabul etmeyince halklar durumu ele alarak sokaklarda kendilerini göstereceklerdir. Aslında böyle bir gereklilikten, yani Kongre’de muhalefetin Lula yasa tekliflerini reddetmeleri durumunda halkların protestolara geçmeleri önerisi önde gelen başka kişiler ve gençler tarafından da gelmektedir. Bunlardan bir tanesi de ünlü Topraksız Köylü Hareketi’nin Brezilya halkına yazdığı mektupta görülmektedir. “Aşırı sağı mağlup ettik; bu zaferin yarattığı etki, kıta genelindeki ve dünyadaki diğer mücadelelerde de yankılanıyor. (…) Aşırı sağın ancak sokaklarda ve dijital ortamda gerçekleştirilecek seferberliklerle, örgütlenme ve katılımla yenilebileceğinin de farkındayız.”
Büyük bir olasılıkla önümüzdeki yeni Lula iktidarı döneminde Kongre’ye verilecek, Lula’nın seçim vaadi olan, toplu taşıma araçlarının hafta sonları bedava olma önerisiyle de yaşanabileceğini beklemek bir hayal değildir. Zaten Arjantin, Peru, Kolombiya ve Şili’de de halklar birçok taleple sık sık sokaklara çıkıyorlar ama bunları gerici iktidarlar dikkate almayıp halklara saldırıyorlar ve bildiklerini okuyorlar.
Brezilya’da tam bunlar tartışılıp düşünülürken sabah F. Bolsonaro’nun ülke dışına kaçtığı haberiyle uyanıldı. Seçimleri tanımayıp, yenilenmesini isteyen Bolsonaro, Başsavcılığın pasaportlarını ve yurt dışına çıkış belgelerini 24 saat içinde kendilerine teslim etmesi isteğini yerine getirmemiş ve yurtdışına kaçmıştır. Tam bilinmemekle birlikte pasaportunu teslim süresinin bitmesine yaklaşık 1 saat kala Arjantin’e geçiyor ve Elon Musk’ın ayarladığı bir uçak ile Ekvador’a ve oradan da ABD’ye politik iltica talebiyle giriyor. Trump da kendisine bu hakkı tanıyor.
Liberal Parti yetkilileri başkanlarının kaçtığından ve nedenlerinden haberleri olmadığını, ardından da seçim sonuçlarını kabul ettiklerini açıkladılar. F. Bolsonaro’nun kaçış nedeni ortadadır. Başsavcılığın yurtdışı çıkış yasağını açıklaması, aslında onun yaptığı yolsuzluklar, para aklamalar ve dolandırıcılıklar bağlantısı ve seçim sırasında dış yardımlar aldığı bilinmekteydi ve bu nedenle seçimlere katılma hakkının bile geri alınması gerekliliği tartışılıyordu. Seçilse bile bu nedenle başkanlığı iptal edilebilir ve içeri atılabilirdi. Ama o seçileceğinden çok emin olduğu ve satın alabileceği pek çok yargı mensubu olduğunu bekliyordu. Seçilse, babası Bolsonaro’yu bile Lula’ya darbe suçlaması ile 27 yıl ev hapsi cezasından kurtaracağı umudunu taşıyordu. Kaçarak, yalnız yenilgiyi değil aynı zamanda yaptığı tüm yasadışı işleri de kabul etmiş olmaktadır.
Bu olay dünyada tüm neoliberal, neofaşist iktidarların genelde seçimleri halkları arkalarına alarak değil onları aldatarak, uluslararası ve ülke iktidar üst organlarını rüşvetlerle, tehditlerle ellerine geçirerek başa geçmelerine son örnekti. Brezilya’da bu olay halkın içinden gelen, ilerici, becerikli Lula’nın başarısıdır. Seçimleri kazanarak tüm dünya halklarına bunu göstermeyi beceriyor.
Brezilya seçimleriyle ilgili birçok yorumcu Lula’nın seçimleri kazanmasının dünya ilerici hareketleri için bir umut olduğu değerlendirmesini yapıyor:“Artık gerici iktidarlar döneminin kapanmasının başındayız. Brezilya bu yolu açmıştır.” Bundan sonra gençler, kadınlar, halklar, sendikalar ve ilerici örgütlenmeler, gerici iktidarları devirmenin kendilerine düştüğü bilincini edineceklerdir. Brezilya halkları ve başarılı liderleri Lula ile dünyada yeni bir dönem başlamıştır. Artık ciğerlerimize temiz havalar doldurabilme şansımız artmaktadır.